| |
Medeniyetler ile buluşarak
yoğurulup, günümüze kadar uzanan
Türk kuyum sanatı dünya
genelinde büyük beğeni kazanan
el işçiliği ile özellikle
ihracata yönelik haklı bir
başarıya ulaşmıştır.
İlk altın paranın kullanıldığı
bir medeniyetin yaşadığı Anadolu
topraklarında her uygarlık,
özellikle madenler üzerinde
derin izler bırakmış ve bu izler
günümüze kadar büyük bir miras
olarak gelmiştir.
Bu mirasın izleri üzerinden
yapılan çalışmalar neticesinde
Türk kuyum sanatı yılda 72 ton
resmi yollardan, 45 ton ise
ülkeye gelen turistler
aracılığıyla toplam 117 ton
altın takı ihracatı
gerçekleştirmektedir.
2001 yılında 103 ton altın
ithalatı yapan Türkiye, aynı yıl
ithalatından daha fazla bir
altının işleyerek ülke
ekonomisine 1,2 milyar dolar
civarında döviz girdisi
sağlamıştır. Bu da dünyada altın
ihracatı konusunda lider konumda
bulunan İtalya’dan sonra
Türkiye’yi ikinci sıraya
yerleştirmiştir.
Ürünlerin hem kalite olarak
dünya standartlarında, hem de
son derece ekonomik fiyatlarla
satılması Türk kuyum sanatının
Dünya devi olan İtalya ile
yarışır hale gelmesine de imkan
tanımıştır.
Bunların yanı sıra Türk kuyum
sanatının izlediği yol dünyada
örnek alınan ülke konumuna
gelmiştir. Çin, Meksika ve
Hindistan’daki liberizasyonda
ülkemiz örnek gösterilmiştir.
Dünyada yaklaşık 40 ülkeye
ihracat gerçekleştiren Türk
kuyumculuğu başta Amerika olmak
üzere Almanya, Fransa, Birleşik
Arap Emirlikleri, İngiltere,
İrlanda, İsviçre ve Belçika’ya
altın ihraç etmektedir.
Altın ve gümüş işlemciliğinin
yanı sıra kıymetli taş alım
satım ticaretinin de yapıldığı
İstanbul ve İzmir, Türkiye’nin
kuyum merkezleri olarak
adlandırılırken bu iki şehir
aynı zamanda ihracatın da çıkış
noktaları oldular.
İstanbul ve İzmir hem üretim ve
pazarlamanın, hem de ihracatın
merkezleri olurken, aynı zamanda
turizmin de odak noktasını
oluşturmuştur. Ege, Akdeniz,
Marmara ve Güneydoğu Anadolu’da
yer alan turizm merkezlerinde
satışa sunulan Türk takılarının
üretim ve pazarlama odak
noktaları bu iki ilimizdir.
Kaynak : İzmir Kuyumcular Odası |
|